Bu yazı, sunum üretmeye başlamadan önce verilmesi gereken ilk ve en kritik kararı ele alıyor.
Çünkü sunum sürecindeki pek çok sorun, tasarımdan ya da içerikten değil; en başta yanlış türde sunum yapılmasından kaynaklanıyor.
Bu ayrımın ilhamı, sunum metodolojisi literatüründe Slidedoc® olarak adlandırılan yaklaşımdan geliyor. Sunum araçlarıyla üretilen içeriklerin, farklı kullanım bağlamlarına göre ayrıştırılması gerektiğini savunan bu yaklaşım, “sunum” dediğimiz şeyin tek tip olmadığını net biçimde ortaya koyuyor.
Bu yazıda, bu ayrımı Türkçe ve pratik bir çerçeveyle ele alıyoruz.
Sunuma Başlamadan Önce Sorulması Gereken Tek Soru
Bir sunum üretmeye başlamadan önce, genellikle şu sorular sorulur:
- Kaç slayt olacak?
- Ne kadar detay yazmalıyız?
- Tasarım dili nasıl olmalı?
Oysa bunların hepsinden önce gelmesi gereken tek bir soru var:
Sunumunuz anlatılmak için mi hazırlanıyor, yoksa okunmak için mi?
Bu sorunun cevabı, yapılacak çalışmanın yönünü tamamen değiştirir. Çünkü bu iki ihtiyacın aynı anda karşılanmaya çalışılması, çoğu zaman içeriği zayıflatır.
Buradan sonra iki farklı sunum türünden söz etmek gerekir:
Toplantı Sunumu ve Okuma Sunumu.
Toplantı Sunumu Nedir?
Toplantı Sunumu, bir konuşmacının sözlü anlatımını desteklemek amacıyla hazırlanır.
Merkezde slaytlar değil, anlatan kişi vardır. Bu tür sunumlarda slaytlar, mesajı taşımaz; mesajın altını çizer. Sahnedeki anlatım olmadan eksik kalmaları doğaldır.
Toplantı Sunumu’nun karakteri kabaca şöyle özetlenebilir:
- Slaytlar hızlı algılanır, uzun süre bakılmak için tasarlanmaz.
- Metin miktarı sınırlıdır; kelimelerden çok vurgu önemlidir.
- Görseller, anlatımı güçlendirmek için kullanılır.
- Sunum, canlı bir anlatım bağlamında anlam kazanır.
- Bu yüzden Toplantı Sunumu, e-posta eki olarak gönderildiğinde genellikle yetersiz bulunur.
- Çünkü o dosya, tek başına ayakta durmak üzere hazırlanmaz.
Okuma Sunumu Nedir?
Okuma Sunumu ise tam tersine, bir konuşmacıya ihtiyaç duymadan kendi başına okunmak üzere tasarlanır. Sunum araçları kullanılarak hazırlanır; ancak amacı sahnede anlatılmak değil, okuyucuya eksiksiz bir içerik sunmaktır.
Bu tür sunumlarda:
- Metin, görsellerle birlikte çalışır.
- Başlıklar, alt başlıklar ve hiyerarşi okuma deneyimini yönlendirir.
- Okuyucu, içeriği kendi hızında tüketir.
- Sunum dosyası, e-posta ile gönderilebilir veya referans dokümanı olarak saklanabilir.
Okuma Sunumu, klasik bir rapor gibi değildir; ancak raporların üstlendiği “bilgiyi eksiksiz aktarma” görevini, daha görsel ve daha taranabilir bir yapıyla yerine getirir.
Bu iki Sunum Türü Neden Birbirinin Yerine Geçmez?
Toplantı Sunumu ile Okuma Sunumu arasındaki fark, estetik ya da tasarım tercihi değildir.
Bu fark, iletişimin nasıl kurulacağına dair bir tercihtir.
Metin yoğun bir Okuma Sunumu, canlı bir toplantıda kullanıldığında izleyiciyi zorlar.
Çünkü dinlerken okumak, çoğu insan için sürdürülebilir değildir.
Benzer şekilde, yalnızca sahnede anlam kazanan bir Toplantı Sunumu, toplantı sonrasında paylaşıldığında eksik kalır. Okuyucu, slaytların ne anlatmak istediğini tahmin etmek zorunda kalır.
Bu yüzden bu iki tür, hibrit bir biçimde ele alındığında genellikle beklentiyi karşılamaz.
Sorun slaytların kalitesinde değil, başlangıçta yapılan tür seçimindedir.
Nasıl Ayırt Edilir?
Bu ayrımı somutlaştırmak için basit bir gözlem yeterlidir:
- Slaytlar, konuşmacı olmadan anlaşılmıyorsa → Toplantı Sunumu
- Slaytlar, konuşmacı olmadan da okunabiliyorsa → Okuma Sunumu
Burada önemli olan “hangisi daha iyi” sorusu değil; hangi bağlamda hangisinin anlamlı olduğu sorusudur.
Toplantı Sunumu ve Okuma Sunumunun Teknik Farkları
| Özellik | Toplantı Sunumu | Okuma Sunumu |
|---|---|---|
| Temel Araç | PowerPoint / Keynote / Google Slides | PowerPoint / Keynote / Google Slides |
| Konuşmacı Rolü | Zorunludur; slaytlar konuşmacıyı destekler | Gerekmez; slaytlar kendi başına mesajı taşır |
| Metin Yoğunluğu | Çok düşük (genelde slayt başına 75 kelimenin altı) | Yüksek; detaylar slaydın üzerinde yer alır |
| Tasarım İlkesi | “Glance Test”: 3 saniyede anlaşılmalı | “Skimmable”: Göz atılabilir ve derinlemesine okunabilir |
| Görsel Yapı | Sinematik, basit, odaklayıcı | Görsel hiyerarşiye sahip, dergi tarzı dizgi |
| Dağıtım | Canlı performans sırasında | E-posta eki veya basılı doküman olarak |
| İzleyici Durumu | Ya okur ya dinler (ikisini aynı anda yapamaz) | Kendi hızında okur ve inceler |
Neden Bu Ayrım En Baştan Yapılmalı?
Sunum üretim süreci, tür belirlenmeden başladığında çoğu karar bulanıklaşır. Ne kadar metin yazılacağı, görsellerin nasıl kullanılacağı, slaytların yoğunluğu gibi konular netleşmez.
Oysa en başta şu karar verildiğinde:
“Bu bir toplantı sunumu” ya da “Bu bir okuma sunumu”
geri kalan planlama çok daha sağlıklı ilerler.
Bu nedenle, sunum sürecinin ilk adımı içerik yazmak ya da tasarım yapmak değil;
ne tür bir sunum yapıldığına karar vermektir.
Sonuç olarak,
Toplantı Sunumu ve Okuma Sunumu, aynı aracın iki farklı kullanımı değildir. İki farklı iletişim ihtiyacına verilen iki ayrı yanıttır.
Bu ayrım netleştiğinde, sunum üretimi daha kolay, daha tutarlı ve daha etkili hale gelir.
Netleşmediğinde ise sorunlar çoğu zaman içerikte ya da tasarımda aranır; oysa mesele daha baştadır.
Bu yazının amacı, tek bir doğru dayatmak değil;
sunuma başlamadan önce doğru soruyu sormayı mümkün kılmaktır.



